Aslında tüm hikâye, Cezayirlioğlu ailesinin büyük kızı Handan Cezayirlioğlu’nun babasının yatıyla çıktığı adalar turunda, öğle şekerlemesi sırasında gördüğü rüyanın etkisiyle, yarı sersem bir halde “gitti güzelim bir tencere sarma” diye avaz avaz yatın bir ucundan... »Devamı
19 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Anneannemin penceresinden dünyayı seyretmekten keyif alırdım çocukken. Dut ,ceviz ağaçları, birbirinden renkli ve mis kokulu çicekler, dar sokaklarda karşılıklı duran içten, güler yüzlü taştan evler, herbirinde renkli düşler ,bir de sürekli içine düştüğüm ısırgan otları.... »Devamı
19 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Derinlerden bir ses duymuştum vicdanıma oturmuş yerinde bir sesti kardelenlere açılacaktı. Güzel bir sesti vesselam. Bir ev vardı bacasındaki güzel kokulu dumanlar bulutları sardığı zaman yağmur damlaları gözyaşlarını sevinç çığlıklarıyla akıtacaktı yeryüzüne ve kardelenler... »Devamı
17 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
TERSLİK
Bu gün çok ters bir gündü onun için, terslik kendini sabahın ilk saatlerinde belli etmeye başlamıştı… Uyku ile birlikte unutkanlıkta başlamıştı Baran’da. Ve bu unutkanlık aynı hızla devam edecek olursa başına büyük dertler açacaktı. Sabah altı buçukta kalktı... »Devamı
16 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Yıl 1970 burası Ağrı’nın Hamur Köyü, üç Kasımda kar yağar on beş Nisanda kar kalkar. Ne elektrik var ne de su…
İşte o yıl yeni mezun olmuş ve ataması yapılmış Melek öğretmen bir çok umut ve hayallerle köye vardı. Köy muhtarının yardımıyla fareli evine yerleşti.... »Devamı
15 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Ragıp endişe içinde çalışma masasının yanındaki yer çizgilerini takip ederek ofisini adımlıyordu. Öfkeliydi, dişlerini sıkıyordu. Birkaç dakika sonra yapacağı görüşmenin nasıl geçeceği hakkında hiçbir fikri yoktu. Yalnızca zihninde senaryolar yazıyordu o kadar. Kendini toparlamak... »Devamı
14 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Gözlerden süzülen bir damla yaşın içine saklanan bir dost;
Çeneden damladıktan sonra hayatından çıkacak ve kirlenmiş dünyaya karışacak olan…
Hayatının en büyük değeriyken ve hayatındayken o değerlendiğin daha çok… Bırakıp seni sıfıra terkeden…
Yalnızlığın... »Devamı
14 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Gidiyorum ben, bu söz öbeği kimi zaman sizi terk etmiş olan sevgiliye bir isyan cümlesi, kimi zaman ise kavuşulamamış, karşılık bulamamış aşkların son imdat çığlığıdır. Aşağıda bu cümleyle ilgili ufak bir yazı bulunmaktadır.
Gidiyorum ben ardımdaki seni görmeden, gidiyorum... »Devamı
13 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Neden Allah’ım neden!
Neden beni bu kadar zeki, akıllı ve bilgili yarattın, ve neden bu kadar çok şey yaşattın bana. Neden bende diğer dostlarım gibi bir ideolojinin peşinde koşamaz oldum. Her şey sıradan, her şey basit, her şey yapmacık gözükür oldu gözüme. Senin yerinde... »Devamı
12 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Hayal, arzu, istek, heyecan, düş, umut ve özlemlerin doruk noktasındaki yaşam evresi: okul hayatı. Olmamışlıkların, olamayacakların ve de harici bakışların ara durağı. Çarpıcıdır çoğu zaman ve sona ermek üzere kalınan disiplin odasında. Akla yatmayacak hikayelerin bir bir yaşandığı... »Devamı
11 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »