
1980’de İstanbul’da doğdu. Anadolu üniversitesi Halkla ilişkiler ve Balıkesir Üniversitesi Süt ve Süt Ürünleri bölümünü bitirdikten sonra evlenerek Balıkesir’e yerleşti. İlk kitabı olan ‘’Dağınık Odalar’’ ile edebiyat dünyasına merhaba diyen Akarcan, halen Balıkesir’in huzurlu ve görülmesi değer güzellikleri içinde yaşamına devam etmektedir.
Hayatın anlamını düşündüğüm de bir hastane odasının penceresinden bakıyordum. Özgürlük ilk defa tutsaktı gönlümde. İnsanlar sokaklarda, kimi bir bankta oturuyor kimi de sevgilisiyle el ele o hastane odasının içinde yaşananlardan habersiz yürüyorlardı. Babam yatağında uyurken annem girdi odaya elinde çay termosuyla. Baharı müjdeleyen çiçekleri,ıhlamur ağaçlarının kokusuyla buluşan tertemiz havayı anlatırken anladım ki hayatın anlamı sadece can dediklerimdi.Annem baharların en güzel çiçeği, babam aşılmaz dağların eteklerinde bir kardelen, kardeşim bana sunulan dünyanın en değerli hediyesi ve eşim. O, hayatın tüm anlamları üstüne yüklenen kusursuz bir adam. O hastane odasında ilk defa kalemi aldım elime ve böyle başladı bir hikaye. İkincisi kim bilir nerede, ne zaman yazılır ama bildiğim bir şey varsa oda yazmaya devam edeceğimdir.

Kitabın arka kapak yazısı;
Dağınık bir odanın pasaklı sahibiyim ben.
Adım atacak yer bulamıyorum bazen hayatımın dağınıklıklarında.
Öylece durup kalırken tam ortada, uhdeler birikiyor yılların yorgunluğuyla.
Ruhumun en derinlerinde bir şeyler yaşanıyor yine.
Tozu dumana katan, duvarlarımı yerle bir eden bir şeyler.
Yüreğimin en ücra tozlu köşelerine saklanmış duyguları bulmaya zaman kalmadığı anlarda; hep tekrarlandı acılar,
İçler acısı bir şarkının nakaratı gibi.
Kim bilir kaç kere eğilip de topladım tek tek aşk hikayelerimi.
Kaç kere battı kırık kalplerin sırçaları ellerime.
Her defasında ne çok aradım tozlu raflarda kalan narin gençliğimi….
Cesaret isteyen yaşanılası duygular vardır, bulup da yakalamak zor olur onca kir pas içinde. İki yol ayrımında kalan tutuklu yürekler vardır, ne bir adım öteye ne geriye!
Ya da sonunu hiç düşünmeden yaşanır pişmanlıklar sevda sanılıp.
Bazen Ege kıyılarında, bazen Marmara’nın tam ortasında, ya da Ankara’ya giden yollarda…
İşte böyle kalabalıklar yaşanır dağınık sevda odalarında….

