Hayal, arzu, istek, heyecan, düş, umut ve özlemlerin doruk noktasındaki yaşam evresi: okul hayatı. Olmamışlıkların, olamayacakların ve de harici bakışların ara durağı. Çarpıcıdır çoğu zaman ve sona ermek üzere kalınan disiplin odasında. Akla yatmayacak hikayelerin bir bir yaşandığı harikalar diyarıdır kimilerince. İlk heyecanların, ilk aşkların, ilk öpücüklerin, ilk cinsel isteğin belki temasın ve hatta belki de birleşmenin, kısaca ilklere dair ne varsa yaşanılası ortamdır. Bunlara ilk karşı duruşlar, hormon desteği ile gelen itaatsizlik eğilimi, sona ermeyecek gibi duran kavgalar da dahil.
Duvarlarına bile sinmiştir kokusu. Şu binadır ki; çatlaklarını önemsemeyi bırakmış, eskileri yad eden, kesik, çürük ve bir kısmı dökülmekte olan. Rutubetli günlerden uzakta gürültülü ve güneşli günler yaşamakta.
Bahçede koşuşturan amaçsız kalabalık, dünyanın eksenini kaydırmakla meşgul. Eroin çekmiş bir müpteladır çoğu zaman bu popülasyon. Hayat algısı; keşlerinki kadar gerçek dışı, sona ermeyecek gibi duran bir macera. Aslında bahçede amaçsızca gezinmekte olan üniformalılar, gardiyanın teneffüs zilini çalmasından önce, son voltalarını atan liseli kader mahkumları. Onlar adına seçilmiş, tercih edilmiş geleceklere tam yol ilerleyen freni patlamış bir kamyondurlar.
Ardı arkası kesilmeyen melodi, onları kırk kişilik hücrelerine çağırmakta. Bir çift tahta cisimdir yaşamak, sınıf denilen bu dört duvar arasında. Yüzler, duruşlar, hareketler ve sezgiler farklı, sözler ise tanıdık. Herkes bilir elbet, bu kurumsal dönemi ve selamlayarak geçmiştir kapısından. İlk aşıyı orada yaparlar ki, bunu daha fazla reddetme. Kendiliğinden bilinç altı deneyine kurban giden fare oluverirsin. Sonra da alışır, alıştırılırsın. Sonrasında düzeni yaşa ve yaşat. Sonsuza kadar.(Tıpkı bir pırlanta reklamındaki gibi)
Hikaye burada başlayıp bitmez elbet. Genişliklerden oluşmuş geniş zamanlarda da çokça yaşanır. Mesela, aile denen toplumsal kurguyu ele alalım: Biat kültürü denen eğitim metoduyla kendi küçük kopya uydularını yetiştirir. Kendi eksenleri etrafında, sonsuz düzlemde asla sona erdirilemeyecek bir hızda dönmeleri istenir. Bu dönmeye; doğal yaşamsal bir düzenin içinde inanç sosuyla beraber eklemlenmesi sağlanır. Sınırsız itaat alanının dışına çıkmaya başlayan birey ise bu vasıflı eğitimin ardından bunu kendi özgürlük, özgünlük ve hareket algısı sanmaya başlar. Çok görülür üniversite kapısında prangalı özgürlükçü türbanlılar. Ancak ve ancak dayatmacı oklar beyine nüfus etmiş ise, bu ürünlerin özgürlük talep etmesine izin çıkar.
Mantıklıdır ve de mantıksızdır. Bu çelişkidir çelişik kişilikler yaratan, büyüten ve yeni küçük versiyonlarını hazırlamaya yönelten. Kısır bir döngü asla karbon döngüsü gibi faydası olmayan.
Bora Alp
