Ölen Ruhuma AÄŸladım « Åžiir-ÅŸiirler -Öykü- Kayıp Edebiyat

Koca ÅŸehrin saklanılacak en ücra köşesini aramaktı benimkisi…Çünkü yapılacak baÅŸka bir ÅŸey kalmamıştı…Tek çıkış yolum kaçmaktı…Ben yine ellerim cebimde, beni bulmasınlar düşünceleri içerisinde ıssız sokaklardaki adımlarımı sayacak, onlarsa yıllar boyunca suçu hep birbirlerinde arayacaklardı…Bir an için olsun onları unutmak, hiç olmamışlar gibi davranmak istedim…Karşıdan gelen iri köpeÄŸin gece karanlığındaki kızıl bakışları, kalbimi gümbürdetmeye baÅŸladı.O an önümden hızla geçen minik kedi -hayıtı boyunca anlayamayacak olsa bile- hayatımı kurtarmışdı…Köpek bile yeni sevdalısının peÅŸine düşmüş beni terketmiÅŸti…Penceresi açık camdan gelen kahkaha beni kendime getirdi.YaÄŸmurun baÅŸlayıp ceketimi nemlendirdiÄŸini o zaman anladım.

BilmediÄŸim yere olan yolculuÄŸumdaki adımlarımı hızlandırdım.Issız sokakta garip bir ses aÄŸlayarak bana doÄŸru gelirken, ben tüm dikkatimi bu sese vermiÅŸ, kafamda bu sesi ÅŸekillendirmeye çalışıyordum.Karanlıkların içinden gelen ÅŸekilsiz ses önce mavi bir önlük giydi sonra kendiliÄŸinden ÅŸekilleniverdi…Bu 8-9 yaÅŸlarında bir kız çocuÄŸuydu.Bana doÄŸru yaklaÅŸtıkça kafamda inleyen inceden aÄŸlaması yüreÄŸimi paramparça etti…O benden daha çok umursamıyordu yaÄŸmuru yada umursuyordu da çaresi yoktu…Başını öne eÄŸmiÅŸ tabanı yırtık ayakkabılarından ayağına sızan suya baktıkça daha çok aÄŸlıyordu…Bu kız bana evden kaçtığım geceyi hatırlattı…AÄŸlayışı öksüz bir felaket sözcüsü gibi mırıldanırken  o yanımdan hiçbirÅŸeyden habersiz geçip gitti…Ben o an durmak istedim, durmak, zamanı durdurmak, kainatı durdurmak, kahkahaları susturmak istedim…O yavrucuÄŸu yaÄŸan yaÄŸmura teslim eden nedenlere lanetler yaÄŸdırmak…O an durmak istedim, durmak, arkama bakmak, koÅŸarak o yavrucuÄŸu yakalamak, aÄŸlayan inci tanelerini sıyırmak, melek yüzünü yüreÄŸime bastırmak sımsıkı sarılmak, onu yaÄŸmura bırakmamak istedim…Bir ÅŸekerle bile mutlu edilebilecek o yavruya milyonlarca ÅŸeker vermek istedim.Ama yapamazdım ben belkide o yavrudan daha çaresizdim…

Herkesin dilenci die yüzüme bile bakmadan bir kaç kuruş fırlattığı ben, o an durdum arkama baktım, kızı gördüğümde koştum önünde durarak omuzlarından tuttum.O küçücük kız bile cüzzamlı yüzüme iğrenerek bakarken, ben tek sermayem olan ceketimi çıkarıp onun sırtına sardım.O koşar adımlarla kaçarken benden, apartmandan fırlayan bir ses kesti yavrucağın yolunu.

–O yırtık cekette neyin nesi!Nerdeydin bu saate kadar?!Heryerde seni arıyoruz!Çabuk geç içeri!Hesabı babana verirsin!Çıkar ÅŸunuda sırtından!

Apartmana girmeden önce bir an için karanlıklar arasındaki yüzümü arayan çocuk göremeyince hızla içeri girdi.

EÄŸriti bir elle beni tutan kocaman bir canavar fırlatıp attı sokağın en ücra köşesine.Minicik yacrucuÄŸu aÄŸlatan gözyaÅŸları benimde gözlerime hucum ederken, artık aÄŸlamaktan baÅŸka hiçbirÅŸeyi beceremeyen ben, aÄŸladım sokağın karanlıklarında ölen ruhuma…

Kübra Okudan

Benzer yazılar

Yorum Yapabilirsiniz