Terör Sobe « Åžiir-ÅŸiirler -Öykü- Kayıp Edebiyat

Tanrı’m …
Ne kadar boğuk, anne karnındaki bir bebeğin bile içini daraltan bir yer. Üstelik çokta gürültülü. Çığlıklar, Bağırışlar, İniltiler …
Nerden geldiğimi dahi bilmiyorum. Ama biran önce buradan çıkmalıyım.

Ağlıyorum..Bilmeden, sebepsizce. Biri beni ters çeviriyor ve popomdan sertçe vuruyor. Bu kadında ne yapıyor Allah aşkına.
Ve ben mutluluk gözyaşları akıttığımı sanarken, Neden benle beraber ağlıyor gördüklerim.
Sanırım anlamam için daha çok erken…

**

Annem dar bir sokağa sürüklüyor beni. Tüm olanların yankısı gözyaşına sığınmış ve bıraktığı iz halen yüzünde. Gözlerinde kısa sürede yaptığım mutluluk seyahatlarından gönülsüzce ayrılıyorum. Ağlıyor, beni saklıyor, kaçırıyor. İnsanlar birbirlerini üzüyorlar. Nefreti, acıyı, hüznü birbirlerinde tadıyorlar. Bu bir yardım mı anlamıyorum. Daha bebekken takılan protez kanatlarım bu insanlık yığınında eski bir bez parçası gibi görünüyor. Geçersiz sayılıyor melek oluşum. Kötü bir çoçukmuşum bende. Amcalarımın cezalandırması gerekiyor beni.
Annem böyle çizmişti işte terörün masum yüzünün. Şimdi ceset kokan nalburcunun boyalarıyla.

Zaman ilerledikçe daha sıkı sarılıyorum Anneme!
Dışarısı ayrı bir dünya gibi.
İnsanlar çok mu sigara içiyor ne? Dumanlar… Her yeri kaplamış. Oysa sigara içilmez yazısını görmüyorlar koskoca tabelalarda.
Hainlik tohumlarının ekildiği her yeri saf suyumla yetiştiriyorum. Ve annem katıklı sevinç deryalarım beni yetiştiriyor. Öyle anlamsız görülüyor ki her şey. Sanki ağlamak için yaratılmışız. Haber kanallarında büyük bir heyecanla bomba süslü haberleri anlatan spikere inat tebessümle savaşıyorum terörist amcalarla.

**

Çok hasta onu kaybetmek istemiyorum. Terörist amcalardan kaçıp bir sığınağa saklandık. Ben halen sallandığım beşiği arıyorum.Annemin her zaman yanımda olacağını sanarak tüm hayallerime sıkıştırmıştım onu.
Oda ölümlüymüş meğersem. Çok dayanamıyor garibim.
İlk defa gerçekten ağlıyorum. Terörist amcaların sarkıttığı insan yiyen mermiler bile ağlatamamıştı beni.
Sanırım tek başımayım artık. Daha hiçbirşeyi çözememişken tek bırakıldım. Dışarıdaki savaşa bir son vermek istercesine gövdemi, başımı, omzumu dikleştiriyorum. Ve bir gurur abidesi sanarak kendimi yürüyorum. İçimdeki şeytan mı melek mi anlayamıyorum. Beni geri çeviriyor, ve kulağımda yine bir bomba efekti, bir ağlayan bebek sesi…

**
Kendimin büyüklüğüne kanıyorum. Hiçbir şey yabancı gelmiyor artık.
Teröristlere amca denilmemesini öğreniyorum. Ve bu 15 senede halen aynı efektler seslendiriliyor. Aynı höporlörde.
Ve aynı sebepler, aynı yerlerde, aynı savaşlara sebep oluyor..
Ben büyüyorum, ağlayışlar küçülmüyor. Bir parça ekmek dileniyorum yaradandan. Sokaklarda gölgemi saklayarak yürüyorum. Hain teröristlerden birkaçının rahatsız edici sesleri ruhuma dokuna kadar.
Ve bir bomba sıyırıyor beni. Yada ben sıyırıyorum bombayı. Aynı yerde bir süre kalıp bu acizliğe şaşıyorum. Daha alışamamışım belikli, Annem olsa anlatırdı oysa her şeyi…
Sokaklarda gezen misafirmiş gibi hissediyorum kendimi bir süreliğine. Beton taş bile tandık gelmiyor artık, başkasının nüfuzuna geçmiş sevdiklerim.
Oyunun kuralını bozmuyorum.Ben yenilen tarafın zavallısıyım.Gözyaşlarım beni besleyen tek şey.
Ben büyüdükçe Küçülmüyor Terör. !

**

Güneşin en acımasız yüzünü bu sabah hissediyorum yüzümde. Önüme dikilen bir Azrail,  tabancasındaki son mermiyle kendimin katili oluveriyor. Bu bir Cinayettir diye haykırıyorum, beni aldırmadığı gibi gülüyor da üstelik.
Şaşırarak ölüyorum. Son nefsim umutlu halen..

**

Öbür dünyadan seyretmek ne acı bu tabloyu. Kimse el değdiremiyor bu insan katliamına.
Sözler havada uçuşuyor, iniş yapamıyor insanların yüreklerine. Herkes deliren dünyanın peşinde.

Çığlıklar, ağlayışlar, annelerin, bebeklerin, yurttaşlarımın acılı mırıltılarını halen duyuyorum.
Ve el değmeden nesilden nesile kutsalmış gibi aktarılıyor TERÖR.
Tüm dünyamı, geçmişimi, umutlarımı, hayallerimi bu insanları gördükçe içime atıyorum. Kendimin sömürgecisi oluyor bir başkası. Ve dur diyemiyorum diyemediğimdende
Ölüyorum…
Ve halen tahtında asaletini sürdürüyor Terör. En iyi aşçılar, en lezzetli yemeklerle besliyor kralını. En iyi olmayan hiçbirşey dokunamıyor ona.

Tek çoçuklu bir ailenin şımarık çoçuğu Terör…
Başta durupta göbeğini kaşıyan adamların üzerinde kafa yorduğunu zannedip , unuttukları çoçuk terör.

Dünyamızı sömüren çoçuk.
Ve sala küçülmeyecek bu gidişle.
Günahlar şehrinde ateşten yataklarla yatıyor Terör.
Yinede rahat.
Yinede huzurlu…
Dünyayı ebe yaparak kaçıyor, ve hiç sobelenmiyor yarattığı saklambaş oyununda…
Kimse hatırlatmıyor ona Barışı .
Ve hiçbir yılan sokmuyor onu yattığı yerde.
Çoktan seçmeli sorulara taviz vermiyor.
Kasvet dolu bakışlarla yüreklere yaptığı taarruzlardan zaferle çıkıyor bu çoçuk..
Kötülüğü tavlamak için türlü türlü oyunlar oynuyor.

Oysa kıçına vurulursa tekme.
Her çoçuk gibi akıllanır oda …
Oysa kimin umrunda..?
Seni sobeledim Terör, artık yummayacağım gözlerimi..
Saklanacak yerin olmayacak bu dünyada…

Derya Ortaç

Benzer yazılar

6 Yorum to “Terör Sobe”

  1. neslihan
    08:14 on Haziran 19th, 2010

    içten, dokunaklı bir yazı terör herkesin kanayan yarası… Fakat yazıyı sonuna kadar okuyamadım sinirlendim baÄŸlaç olan ‘de’ ve hal eki olan ‘de’yi birbirinden ayırmak bu kadar mı zor?

  2. Sentoria
    16:03 on Temmuz 4th, 2010

    ellerine yüreğine sağlık.harika olmuş
    okurken tüylerim diken diken oldu.
    Kurgu , olay örgüsü gerçekten fevkalede yeni yazılarını bekleyeceğim.

  3. Nickol
    16:04 on Temmuz 4th, 2010

    Okudum harika olmuş.Ellerine yüreğine kocaman sağlık.

  4. derya
    21:55 on Temmuz 14th, 2010

    Beğenmenize sevindim arkadaşlar teşekkür ederim.
    Devamı gelecek.

  5. Selim
    08:12 on Temmuz 21st, 2010

    Çok iyi olmuş Tebrikler.Yazılarını takip ediyorum.Çok iyisin.Duygularına ,yüreğine sağlık.

  6. Halit
    15:10 on AÄŸustos 5th, 2010

    Bu nasıl bir olay örgüsü , nasıl bir kurgudur.
    Gerçekten harcanıyorsun , önemli adımlar atmalısın
    Bir kenara atma derya , yazmayı bırakma.
    Çünkü çok duygulandım.Kurguya bayıldım.
    Bebeklik – Çoçukluk – gençlik – annesinin ölümü – çoçuÄŸun ölümü – ahiret.
    Gerçekten kelimelerin arasındaki gizlerin çok etkileyici.

Yorum Yapabilirsiniz