Çıldırma noktası
Arkadaş elektrik süpürgesiyle temizlik yapıyor. Ben çay içiyorum. Televizyon’da Mehmet ali’nin programı var. İçeriği insanları ‘ti’ ye alıp taşak geçmek.
Bandırma’dan geldiğini söyleyen 75 yaşındaki bir neneyle dalga geçip kafa buluyor. Bundan hoşlanıp orgazm olan seyirciler elleri şişene kadar alkış tutuyor.
arkadaş 'çay dökeyim mi' diye soruyor. Yanıma gelip boş bardağı alırken yazdıklarımı görüp okumaya başlıyor. Sadece bir kaç cümle, gülüp geçiyor.
- Kısmetin taştı oğuz çay döküldü 'bak bak'.
Kafesteki muhabbet kuşu götü yırtılmış gibi bağırıyor, haylaz kedi paçalarımı kapmış çekiştiriyor. Yazmam engellenmek üzere her türlü ortam mevcut.
Birde hastalığım için ilaç alıyorum. B vitamini 1000mg. Üçüncü 90lık kutuya başladım. 3 ayda bir doktor kan değerlerime bakıp kontrol ediyor.
Çayıma şekerimi atarak karıştırıyorum. Ellerimi yukarı kaldırıp geriliyorum. Bugün çok geç kalktım. Kahvaltıdan sonra saat 17.00'ı gösteriyor.
Hava kararmaya başlamış. Terasa çıkıp dışarıda ne olup bittiğine bakmak istiyorum. Çıkmamla içeri girmem bir oluyor. Aşırı soğuk var .
Mehmet Ali hem özürlü hem de cüce bir adamı ortaya almış dalga üstüne dalga geçiyor. Fırsatı yakalayan seyirci alkışı koparıyor!
İlacın birde yan etkisi var. Kadın doktor bunu ilk verdiğinde neden gülerek bir şeyler ima edercesine baktığını anlayamamıştım. Viagra'nın patenti dama atılmalı.
- Daha ne yazıyorsun? yazar mı olacaksın yoksa, diye soruyor.
Cevap vermiyorum. Açıklamak gereksiz binlerce kere aynı şeyi sormaktan söylemekten yorulmaz.
Tv’ de erkek seyircinin biri mikrofonu kaparak soruyor;
- Memetalibey memetalibey karım bana çok küfür ediyo çok küfür ediyo napcam ben?
arkadaş, ellerini yüzüne kapatarak 'aaaaaa, aaaaaa' diyerek şaşırıyor. Ben gene de yazmaya çalışıyorum...
Karının biri adamın elindeki mikrofona hamle yapıp kapıyor.
- Memetalibey bende kocamla kavga ederim ama sonra ikimizde sabaha kadar uyuyamayız, diyor.
Her şeye rağmen klavyeye odaklanıp birkaç cümle yazmaya uğraşıyorum.
- Bak bak Oğuz memetali naptı. 'Bak bak oğuz çocuk ne güzel şarkı söylüyor' diyerek 4 dakikada bir dikkatimi dağıtıp beni boş dünyaya çekiyor..
Şu an tam dolu değilim. Genelde cevaplarım, O çocuğu ......., onun .... .... ona ....... buna bilmem ne yapayım gibi olur. Böylelikle yarım saat falan rahat bırakılırım.
İbrem yükselmeğe başlıyor. Su kaynadı.
Evdeki tüm eşyaları parçalamak, cam çerçeve indirmek istiyorum.
Tv boş durmuyor. Haberler başladı.
‘ Türkiye’nin bir numaralı haber kanalına hoş geldiniz ’
‘ Kaya çilingiroğlu Hülya Avşardan boşandıktan sonra................'
Ayağa kalkıp tv yi kapatıyorum..
arkadaş;
- Aaaaaa aaaa manyakmısın sen be, haberdemi izleyemiycez,
Kafama voltmeni takıp elimdeki kağıt kalemle kendimi tuvalete kilitliyorum....
Oğuz
Öyküler Siirler John Fante Bukowski Dostoyevski Çehov Anasayfa