Göt giller
Dağların arasında mütevazi büyüklükteki bir toprak parçası üzerinde büyümeye çalışan bir halk vardı. Bu halkın lideri herkesi nehir kenarına topladı. Yüksekçe bir kayanın üzerine tırmandı. Halka hitaben yaptığı konuşmada;
-Ey halkım. Biz artık büyümeliyiz. Sınırlarımızı aşmalıyız. Başka toprakları ele geçirip kadınlarımızı çoğaltmalıyız. Siz her akşam kuru fasulye yermisiniz? Diye sordu halkına.
Halk mutluluktan eşşekler gibi tepiniyordu. Kadın olayı onları zıvanadan çıkarmıştı.
-Kadınnnn, kadııınnnn, diye bağırıyorlardı.
-Ey halkım. Uzun süredir düşünmekteyim. Fakat bulamıyorum. Artık bizimde bir adımız olsun. Bizim karakterimize, yaşayışımıza ve puştluğumuza uyacak bir isim olsun. Evet halkım sadece bir isim istiyorum. Biliyorsunuz toplam iki kadınımız var. İkisi de benim kadınlarım. Dediğim gibi halkım. İstediğim şudur ki; şanımıza, şerefimize uygun ismi bulacak olana kadınlarımdan birini vereceğim.
-Kadınnnnn, kaaaddıınnnn.
Etrafı toz duman kaplamıştı. Birbirlerini çiğneyerek liderlerinin yanına koşup onlarca isim sayıyorlardı. Eli mürekkep tutan kişiler devamlı not alıyorlardı. Bütün gün bu iş böyle uzayıp gitmişti. Günler geçmiş kayda değer bir isim hala bulunamamıştı.
Genç, düzgün ve temiz giyinimli birisi bu halkın topraklarının kıyısından geçerken, gözü dönmüş kişilerin saldırısına uğradı. Hemen yere yatırdılar. Üzerini soydular. Tecavüze başlayacakken lider durumu fark etti.
-Duruuuun, diye bağırdı.
Genç çocuk rahatlamıştı. Derin bir ohh çekti. Lider atından inerek;
-Bu toprakların sahibi benim. Sizler benim malımsınız. Önce ben yapacağım, dedi.
Pantalonunu çözdü yerde yatan çocuğun üzerine abanıp kafasını toprağa gömüyordu. Çocuk;
-Göt heriflerrrr, götleerrrr. Diye bağırdı.
Lider bir an duraksadı. Ayağa kalktı pantalonunu toparladı. Diğerleri bunu hakaret sayıp baltalarını çektiler. Lider elini yukarı kaldırarak ‘durun’ dedi.
- Ne dedin sen bakayım? Bir daha söyle, dedi çocuğa.
-Götsünüz ulan işte göt adamlar, dedi çocuk.
- Hemen kaldırın ellerini çözün temizleyin çadırıma getirin bu çocuğu, dedi lider.
Diğerleri çok sinirliydiler. Çocuğu yerden kaldırdılar her yerini mıncıklayıp elliyorlardı. Şimdi kurtuldun ama sonra bizimsin diyorlardı çocuğa. Yazı tura atıp kendi aralarından birini seçmişlerdi bile. Kayalara dayayıp sırayla işlerini bitirdiler.
Çocuk olan bitenlere şahit olurken kusmaya çalışıyordu. Liderin çadırına adım attığında gördüğü manzara karşısında afallamıştı. Kadının biri çırıl çıplak bacaklarından asılmış aşağı doğru sarkıtılmıştı. Lider salıncakta sallanırken bu kadın da liderle beraber öpüşerek gidip geliyordu. Diğer bir kadın ise salıncaktaki liderin kucağında oturmuş ‘’daha hızlı daha hızlı’’ diye bağırıyordu.
- Hey göt adam. Ben geldim.
- Hahahahaa hahahahaa sevdim ben bu çocuğuuu
- Götlerin kralı beni de düzecektin. Sapık göt.
-Hahahaaa hahahaaaa
Baltasını çıkardı ve ayaklarından asılı kadının ipine salladı. Kadın kafa üzeri yere çakıldı. Salıncağın ipine de salladı baltayı. Kucağındaki kadınla beraber lider de kıç üstü yerdeydi.
-Lan siz hepiniz manyak göt’sünüz lan, dedi çocuk.
-Bana bak yiğenim. Biz gelişmekte olan bir kabileyiz. Gördüğüm kadariyle sen aklı başında okumuş etmiş adamsın. Alt yapımız tamam. Birkaç güne kadar sınırlara tel çekme olayımızda bitecek. Fakat bizim adımız yok. Bize ne densin? Namımız her yerde bilinsin isterim.
-Olsa olsa götlüğünüzle nam salarsınız bence. Aşağılık götler.
- Biz genişleyeceğiz. Her yeri ele geçireceğiz. Torunlarım, onların torunları, onların torunlarının torunlarına yakışacak genel bir isim istiyorum.
- Yani sonuçta götle alakalı olacak diyosun, çünkü götlüğünü kabul ediyorsun?
- Tabiî ki ben götün tekiyim. Seni tanımadan önce kendimi nasıl ifade edeceğimi bilemiyordum. Sen bana ‘göt herifler’ diye bağırınca, şap diye oturdu bu laf benim içime. Götlüğümle gurur duyuyorum ve bu götlük dalgası çığ gibi büyüyecek. Bir gün gelecek 2000 li yıllarda ne götler türeyecek.
Çocuk şaşkınlığını gizleyemiyordu. Ne biçim insandı bunlar. Hem nasıl oluyordu da herkes aynı kalıptaydı. Çocuk aslında şimdiyi düşünmüyordu. Yıllar sonrasına bu akımın koşarak gideceğine inanıyordu. Bu insanlar başıboş kalırda büyürlerse vay haline güzelim dünyanın diyordu.
- Şimdi burada ye, iç. Sabah geldiğimde bu ırkın adı her ne olacaksa sen koyacaksın tamammı?
Çocuk oralı bile olmadı. Delikanlı bir çocuktu. Bu götlere nam saldıracak, ileriki yıllarda güzel insanların başına dert saracak değildi. Onların isim babası olmak istemiyordu.
Sabah gün ışıdığında çadırın perdeleri aralandı. İçeriye giren güneş ışıkları çocuğun görmesini engelliyordu. İki dev karartı çocuğa doğru yaklaşıyordu. Üzerini bile giyemeden ayakları havada iki devin kollarında dışarıya çıkarılıp yere atıldı.
- Evet söyle çocuk... Nedir bizim kabilenin ismi? Yıllara meydan okuyacak ortalığı kasıp kavuracak namımız ne olacak?
- Hassiktirin lan göt herifler, dedi çocuk.
Lider savaşçısına göz kırptı. Savaşçı baltasını çıkararak çocuğun sol elini yere yapıştırdı ve tek hamleyle baltayı salladı. Bileğinden kesilmiş eldiven biçimindeki uzvu yerden kaldırıp çocuğun kucağına fırlattı. Çocuk bu manzara karşısında bayıldı kaldı.
Gözlerini açtığında kesilmiş eli kucağında duruyordu. Sol eli sarılmış acıyla kıvranıyordu. Bütün halk toplanmış film seyrediyormuşcasına karşısında dikilmeşlerdi.
- Evet nedir bizim kabilenin adı?
- Hepiniz orospu çocuğusunuz, diye bağırdı çocuk.
Lider savaşçısına tekrar işaret salladı. Savaşçı ateşte korlanmış şişi eline alıp çocuğun sol gözüne soktu.
Çocuk tekrar bayıldı. Bir müddet sonra tekrar ayıldı. Fakat çaktırmadan etrafı dinliyordu. Bu adamların şakasının olmadığını anlamıştı. ‘Bana ne, bana ne’ diye haykırdı içinden. İnsanlar adam olsun bu götlere göz açtırmasın diye düşündü ve ayağa kalktı.
- Hepiniz götsünüz ulaannn, diye bağırdı çocuk
Tüm halk sevinç gösterileriyle alkış tutmaya başladı.
- Sizin adınız ‘’ Göt giller…
Heeeeyyyy heeehheeeyyy
- Lideriniz ‘’Götismus’’ …
Heeeeyyyy heeehheeeyyy
- Atalarınız ‘’ Götoğlu göt’’ …
Heeeeyyyy heeehheeeyyy
- Bu şehir ‘’ Götkent’’ …
Heeeeyyyy heeehheeeyyy
- Bende ‘’Götolog’’ tamammmı laannnn tamammmı? diye haykırdı çocuk.
Çocuk halkın omuzlarında geziyordu. Kırk gün kırk gece kutlamalar yapıldı. Kendisine tahsis edilen kadınla günlerce yataktan çıkmadı. Alkolün etkisiyle ‘’vayy be Göt uygarlığı’’ kurucusuyum ben, dedi.
Kesik koluyla kör gözünü kaşımaya çalışırken ‘’ ulan göt gibi kaldım bu göt uygarlığında’’ diye iç geçirerek götsüz bir dünyanın hayallerini kuruyordu. Göt giller yayılıyor
Oğuz
Öyküler Siirler John Fante Bukowski Dostoyevski Çehov Anasayfa