Börülce Çorbası
Altan’ın evindeyiz. Altan’ın annesi, kızkardeşi ile babası; anne tarafından akrabaları, anneanne, dayı, yenge ve teyze akşam yemeği için sofraya kurulmuştur. Bir zamanların nostalji yemeği olan Isparta’nın meşhur börülce çorbası yapılmıştır. Özellikle Altan’ın dayısı Halit’in çocukken en sevdiği çorbadır. Bu arada Altan bakkaldan gazoz alıp gelmiştir.
Annesi- Gazozu sıcak mı aldın.
Altan- Ne yapayım soğuk yoktu
Anne- Hiç almasaydın Kola alsaydın daha iyi olurdu.
Altan buzdolabına doğru gider ve buzluğu açarak buzkabını arar
Anne- Ne yapıyorsun orda! Buzlukta yer yok, bırak onu! Bırak hiç açmıcam ben onu. Keşke kola alsaydın en azından soğuk içerdik.
Altan- Gazozu buzluğa koymucam, sadece buzkabını arıyorum. Buzkabı nerde, niye yok!
Anne- Buzlukta yer yokda ondan.
Altan- Ufacık bir buz kabı için yer mi yok!
Anne- Evet yok! Bırak onu şimdi yemek yicez. Zaten buzluğa koysan bile o zamana kadar soğurmu hiç. Keşke kola alsaydın.
Altan- Bende buzluktan buz sökerim.
Anne- Kimse öyle içmez, bırak şimdi şaçma şeyler yapmayı. Kola alsaydın ya! Niye sıcak olduğu halde gazoz aldın.
Altan hiç bir şey demez. Sakin ama sinirli bir ifadeyle buzları sökerek bıçakla parçalar ve bir kaba koyar. Bu arada yenge mutfağa girer.
Altan- Yenge gazozun içine bu buzlardan atarsın di mi.
Yenge- Atarım tabi niye atmayayım.
Anne suratını buruşturarak mutfaktan çıkar.
Herkes sofradaki yerini almış çorba yenmeye başlanmıştır.
Dayı- Bunu böyle soğanla yiyecesin.
Yenge- Ben de alayım Halit’cim.
Anneanne- Pulbiberde ekeceksin Halit oğlum.
Anne- Salataya biraz daha tuz ektim şimdi bakın nasıl olmuş.
Anneanne- Oğlum Altan nasıl sevdin mi bu çorbayı.
Altan- Evet anneanne! Zaten ben börülceyi oldum olası sevmişimdir.
Teyze- Altan daha önce hiç yemiş miydi bu çorbadan.
Anne- Ben yapmadığıma göre yememiştir.
Dayı- Ben bile çocukluğumdan beri hiç yememiştim ki O nasıl yesin. Çocukken bunu nasılda severdim.
Anne- Birde çayı çok severdin. Sana çay olsunda başka bir şey olmasın.
Dayı- Bak ben onu hatırlamıyorum.
Anne- Ekmeği çaya banar banar yerdin. (Halit’in taklitini yapar) bağırırdın “çay verin banaaa! Diye.
Herkes gülmeye başlar. Yenge daha da yüksek sesle güler.
Yenge- (Gülerek) çayı hala çok seviyor ama ekmek bandığını bilmiyordum.
Altan espri yapmak için atılır.
Altan- Dayı yarım ekmeğin arasına çayı döküp yesene daha güzel olur.
Kendi yaptığı espiriye kendinden başka sadece yenge güler. Dayı konuyu değiştirir.
Dayı- Ben bu çorbayı çok severim.
Teyze- Demek çocukluk insanı bu kadar etkiliyor.
Anneanne- Hadi yiyin yiyin.
Anne- Anne! Hatçak’ı (Halit’in annesi) aradın mı.
Yenge- (Yüksek sesle) aaa! Hatçak aranacaktı di mi.
Altan’nın babası tüm olup bitene kayıtsız sadece yemeğini yemekle meşguldür.
Altan
Öyküler Siirler John Fante Bukowski Dostoyevski Çehov Anasayfa