AÅŸkların Kenti İstanbul « Åžiir-ÅŸiirler -Öykü- Kayıp Edebiyat

İstanbul sokaklarında dolanıyordum, yalnızdım.
Yağmurun ritmi kulaklarıma,
Toprağın kokusu ciğerlerime işlemişti.
Galata’nın önünden geçtim,
Beni bekleyenin ne olduğunu bilmeden yürüyordum, yavaş ve sık adımlarla..
Yokluğun zehir gibi işlemişti kanıma.
Belki de seni aramak içindi İstanbul’a haykırışım,
Talan ediÅŸim koca ÅŸehri.
Kim bilir,
Kim bilebilir..

Bahar yağmurları bir başka oluyordu.
Yeni açan çiçekler,
Yağmur damlalarıyla anlam kazanıyordu bu aylarda.
BaÅŸkaydı İstanbul’da
Yağmur da, bahar da, kış da..
Esen rüzgar tarih savuruyordu boğazda.
Dalgalar Dolmabahçe kıyılarını ıslatıyordu.
Marmara yapıştırıyordu bir tokat gibi dalgasını kıyılara.
Bakıyordum en yüksekten İstanbul’a,
Masum bir güzellik içinde,
Kötülüklerini gizlercesine,
Duruyordu ayaklarımın altında.
İstanbul, İstanbul’du her baktığımda.
Aşıkların kenti değildi belki ama;
AŞKların kentiydi İstanbul.
Aşklar can bulurdu her bir karışında.
Ne ÅŸarkılar yazılmıştı, kimlere kucağını açmıştı İstanbul…
BenliÄŸini kaybetmemiÅŸti bu koca ÅŸehir.
Hep masum bir çocuktu, gökyüzünden gülümseyen,
Kimi zaman kara bulutlarla kaplı,
Ağlamaya yüz tutmuş bir kadındı,
Acıların arasında.
İstanbul, İstanbul’du her anında.

Güneş doğarken başkaydı Yeditepeli Şehir.
Uyanırken huysuz bir bebek gibi
Tebessüm yerleşirdi görenlerin yüzlerine
Birbirini kucaklayan aşıklar gibi.
İstanbul anlatmakla bitmezdi.
Kelimeler yetmezdi,
Umutlar tükenmezdi.
Yüzler hep gülerdi acıların bağrında,
Boğazın karşısında,
AÅžKların kenti İstanbul’da..

Ezgi Yıldırım

Benzer yazılar

Yorum Yapabilirsiniz