Saat binikiyüzonsekiz
Gün Perşembe / aylardan Mart
Gece ayaz, ay ise çok beyaz
Yıldızlar intihara kalkışmış yine
Asarak kendilerini gökyüzüne
Ben ise seni düşünmekte
Koca bir hiç’likle.
Kırılgan bir fikir belirmekte
Ürkekçe.
Sekizyüzonaltıncı sayfa
Dağılıyorum, dağılan yanlarımı
Sen toparlarsın diye umuyorum ki
Ne fayda, senden de hayır yok bana
Ben ise tüm bunlara rağmen
Sana yazıyorum en
Hazımsızlığımla.
Bu gün de bir sayfa eskitiyorum
Ömrümden.
Yüreğime çizikler atılıyor
İstiridyenin sivri yanıyla
Ruhlar intihara kalkıştı olmayan
Sabahları beklerken, haberin yok!
Sevişmelerin yerini aldı kavgalar tüm
Tutarlılığıyla.
Kuşlar çoktan göçünü aldı da gitti
Bu şehirden.
Ey beni aşkıyla muhatap edip
Ölümle erken tanıştıran sevgili!
Şimdi ölüm kapımda beklerken beni
Sana diyeceğim tek şey şudur ki;
Dönmek için çok geç / kaybetmek için
Çok ……….(sustum)
Şiirimdeki tümcelerin tellerine
Takıyorum ölüm ipini.
Huriye Özdemir / 07.03.2008 / 04.10
