Uzun Bir Kabusun İçindeyim
Çok uzun bir trene bindirdiler beni
Ama bindirmeden önce ölesiye dövdüler
Dövdüler ki
Kolumu bacağımı kavrayabilsinler
Mağlup edebildiklerinden değil
Sadece bir anlık bıraktım kendimi
Çünkü öyle gerekti
Farketmedi gerçi
Trendeki yerime bağladılar beni
Sonra yavas yavas gitmeye başladı tren
Diğerlerine baktım
Oturuyorlardı koltuklarında
Sakin neşeli ama boş bakan
Gözlerle
Benim gibi bağlıda değildiler koltuklarında
Hemen hepsi memnundu
Şikayet sesleri işitilmiyordu
Dışarıya baktım dolu dolu bir yaşam
Akıp gidiyordu
Ve
Fazla insan yoktu dışarıda
Bu arada trenin dahada hızlandığını
Farkettim
Akıp giden yaşamı seyrediyordum
Arasıra durup trene bakıyorlardı
Acıyan gözlerle bizlere
Ve
Sanki özellikle bana bakıyorlarmış
Gibi geliyordu bazen
Sonra bir tünele girdik
Her yer karanlıktı
Hiç bir şey göremedim
Aydınlığa kavuştuğumuzda
İse
Herkesin en az on yıl
Yaşlandığını gördüm
Dışarda hayat akıyordu
Özgürlük kadar güzel kokusu
Geldi burnuma
Yolculara baktım
İçleri boşalmış ruhları çalınmış
Gibi
Kaygısızdılar
Onlarda bakıyorlardı arasıra dışarıya
Sonrada gülüşüyorlardı
Biz gidiyoruz onlar duruyor
Diyorlardı birbirlerine
Seyrediyorduk biz sadece
Bu lanet trende giderken
Akıp giden hayatlarımızı
Seyrediyorduk
Zorladım
Bir kaç bağı kopardım
Ama belli etmedim
Sonra gene bir iki tane daha
Ve
Penreceden atlamak için zaman kolladım
Ben asla yolcusu olmadım bu trenin
Altan
Öyküler Siirler John Fante Bukowski Dostoyevski Çehov Anasayfa