Aşağıya bakarken
Uçurumun dibinde duran
Ağacın dalına tutunmuş
Tek elimle
Seyrediyorum çevreyi
Sadece dalı kavramış elim
Yaşamla aramdaki
Bağlantı
Çocukların masalları dinlemesi
Seyre değer manzara aslında
Ve
Ben veremiyorum onlara
Kendi masallarımı
Gençliğin sertliği kalktıkça üzerimden
Yüzlere bakamaz hale
Geliyorum
Hayat sıkarken suyumu
Soramıyorum beklentisi nedir
Benden
Bir kaç kuruş atamadım kenara
Bilmiyorum neden olmuyor
Yüzümü okşayan meltem
Sırtama vuran kasırgayı
Unutturdu bana
Ve
Dönmek zorunda kaldım sürekli
Arkama
Uçurumun dibinde duran
Benim ve tek elim ağacın
Dalında
Asılıyım
Kuşlar etrafımda uçarken
Meraklılar ama aldırmıyorlar
Her geçen gün daha çok acıtıyor
İğnenin ucu
Yalnızlığını kazanabilmişleri
Kıskanıyorum
İmreniyorum
Sınırı olmayan şeyler istiyorum
Ama çalan müziğin sözleri
Bunu söylemiyor
Ozanlar kayboldu zaten
Yoldan geçen arabaların tozunda
Kendini güçlü hissetmek
Acımasızlığamı bağlı
Sanmam
Belki sıkılacak bir kaç vida
Gitmem lazım diye düşünüyorum
Elime aldığım bir kaç
Küçük eşyanın
Gerekliliğine inanıyor ve çıkıyorum
Yola
Ama hepsi kafamda
Ben her zaman asılıyım
Uçurumdaki ağacın dalına
Varolmam gerekliliğine
İnanıyorum ve
İnanıyorlar
Pencere yok etrafımda
Olmadı hiç bir zamanda
Biliyorum ki bir yenisi yok
Bir başkası veya daha iyisi
Hepsi aynı taş ve topraktan
Yapılma
Hiç bir saniye bir diğerinden
Daha uzun veya kısada değil
Gitmem lazım üzgünüm
Ama
Gerçekten gitmem lazım
Altan
Öyküler Siirler John Fante Bukowski Dostoyevski Çehov Anasayfa