Artık belki de
Emin ol verilmiş yetenekler
Tüm meziyet ve kavrayışlar
Hepsi ama hepsi
Yolu geçmek için olabilir
Kendin de bilemezsin neyin niçin olduğunu
Ama zamanı geldiğinde
En büyük tutkularından vazgeçebilmeli
Olgunlukla kabullenebilmesin
Terketmeyi
Arkana bakmadan gitmelisin
Hiç bir zaman adlarını
Ağzına bile almadan
Kaldırmalısın raflara
Gömmelisin derinlere
İçinde dönüp dolaşan belirsiz güç
Sadece yolunda faydalı
Kendi çayırlarında
Kendi toprağının kokusunda bir aslan
Kendi gök grisinde
Kendi fırtınalarında bir kartaldır
Hiç bir zaman olamaz
Zerre kadar bir zaaf ve ego
Senin gücün
Onlar ancak yokeder tüketir
Ve içinden çıkamayacağın
Girdaplara sokar seni
SAVAŞÇI!
Diye haykırıldı
Tüm doğanın sakinleri huzurunda
Ve
Bir hak bilindi belki de üzerindeki
Tüm yetkiler
Ve zamanı geldi belki de
Bırakmanın artık tüm tutkuları
Tekrar ettiler kim bilir kaç defa
Ama duymak bile istemedin
Acı çektin belki de
Kozasından çıkamamış kelebek gibi
Savaşçı!
Denildi
Kayalardan geri dönerek yankılanan naraların
Ovalarda toprağı yararak avuçlamasına
Şimşekleri korkutarak kaçırmasına
Yoluna gittiğinde
Belki de parlayacaktır
Kılıcın her zamankinden daha fazla
Aynı o çocuğun gözlerindeki ışık gibi
Savaşçı!
Duysun diye zaman durduruldu
Yegane gücüdür bilinsin istenildi
Olabildiğince adaletli
Ve
Asaletli olabilmek
Ve
Bilinsin istenildi
Tüm korkulardan endişelerden
Bencillik ile küstahlıktan
Arınmış olabilmek
Ve
Anlasın istenildi
Kılıcının şimşeklerle
Buluşup
Yerküreyi sallayacağı
Gün geldi
Artık!
Altan
Öyküler Siirler John Fante Bukowski Dostoyevski Çehov Anasayfa