Giydiği elbiseye aynada tekrar baktı Linda;
“Kahretsin” dedi “kahretsin bu kalçama güzel oturmadı.”
Kalçası her şeyiydi O’nun. O kocaman kavisli kalçası sayesinde kurtulmuştu sefalet içinde yaşadığı zenci mahallesinden.
Yutkunarak Linda’yı süzen yaşlı tezgahtar Mark, raflardan... »Devamı
26 Mar 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Bir saray yaptırdım kendime
Hiç kimsenin hayal edemeyeceği
Kadar güzel
Doğal taştan her yanı
Ve
Sonra
Sarmaşıklar kapladı etrafını
Kocaman güzel kapıya
Yazı astım bir de
DİKKAT
Biznismenler
Amerikan yardakçıları
İngilizin yavşakları
GİREMEZLER
Yanında çalışan kadını düzmeye
Çalışanlar
Eğitim... »Devamı
20 Mar 2010
Posted in Şiir | 4 Yorum »
İzmaritgiller başka salonda oturduğu için mesutum. Güzel bir kafe. Bir önceki girdiğim kafeyi sis basmış gibiydi. Zorlukla ilerledim içeride. Dışarıya çıktığımda da ilk iş olarak ciğerlerime dolan pisliği boşalttım ve buraya attım kendimi. Cennet gibi geldi bana. eski bir yapıyı... »Devamı
30 Oca 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
O’nunla görüşmeye karar vermiştim. Ani verilen bir karar değildi. Yolda yürürken soğukkanlı, sakin bir anımda, elimdeki içeceği yudumlarken alınmıştı. Yaşadığı yer benden fazla uzak sayılmazdı. Metroya binip bir aktarmayla ulaşabileceğim mesafede. Oturduğu apartamanın önüne... »Devamı
28 Oca 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
-Demek topumu sen getirdin.
-Evet! Dalagalarımla onu kıyaya kadar sürükledim
-Ama onu kirletmişsin ve topum pis kokuyor, aynı senin gibi
-Özür dilerim. Topunu kirlettiğimin farkındayım fakat öyle de olsa ona kavuşmak isteyeceğini düşündüm.
-Ama bu halde onunla nasıl oynayabilirim ki!... »Devamı
16 Oca 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Cuma günü öğlen telefona gelen bir mesajla uyandım. Moğol kızı Gerelma’dandı mesaj. Pazar sabahı Moskava’da olacağını söylüyordu. Trenle gelecekti. havalara uçtum. İnternette tanışmıştık, sempatik narin bir kız olarak kafamda canlamıştı. İngilizce öğretmeniydi, üniversitede... »Devamı
4 Oca 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Muhasebeci ve avukatın ofis binasının girişindeyim.
“15 dakika! Lütfen 15 dakika sonra gelin” dedi bayan Vera. “O zamana kadar evrakları hazırlamış olurum.” Bir dolu kağıt işi. Her şey onlara bağlı. Ve ben kölesiyim. Bayan Vera elli yaşlarında kedi gibi uysal bir kadın. Aynı... »Devamı
28 Ara 2009
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Öğretmen çocuğun başında dikilmişti.
“Çocuk!”
“Efendim”
İtaatkar bir efendimdi. Belliki korkuyordu ve öğretmene göre içinde kötü duygular vardı.
“Tören resmi çizeceksin, on gün sonra ulusal bir bayramımız var. Elini çabuk tut. Resimler okul girişinde sergilenecek. Ve... »Devamı
23 Ara 2009
Posted in Öykü | 2 Yorum »
“Utanmıyor musun ablanı böyle çizmeye” diye bağırıp bir tokatla silkelemişti babam beni.
Ablamın tek gözü şaşıydı ve arasıra kayıp duruyordu. Dokuz yaşımdaydım ve mizah enerjisiyle dolu kafamda bu durumun acınısı hiç bir hali yoktu. Tamamen komikti. Ablam banyodayken çizmiş... »Devamı
17 Ara 2009
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Bazen duruyor zaman
Tüm sıradanlıklar dan bıkmışken
Her şeyin anlamsız geldiği
Ama anlamdırılmak zorunda
Kalındığı anlarda
Herşeyin hançer gibi battığı
Ufak ufak insanı çamura
Gömdüğü basit gecelerde
Dua edersin
Yarına daha iyi çıkabilmek için
Ve atlatamayanları görürsün
Sağda... »Devamı
15 Ara 2009
Posted in Şiir | Yorum Yok »