Aslında tüm hikâye, Cezayirlioğlu ailesinin büyük kızı Handan Cezayirlioğlu’nun babasının yatıyla çıktığı adalar turunda, öğle şekerlemesi sırasında gördüğü rüyanın etkisiyle, yarı sersem bir halde “gitti güzelim bir tencere sarma” diye avaz avaz yatın bir ucundan... »Devamı
19 Tem 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
İstanbul’a geleli 6 seneye yakın bir zaman olmasına rağmen, hala alışamadığını düşünüyordu. Bu koca şehirde herkes dost, herkes arkadaştı da bir o yabancıydı sanki.
Üniversiteye edebiyat eğitimi almak için gelmişti. Okulu bitirdikten sonra bazı küçük dergi ve gazetelerde... »Devamı
6 Mar 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Merhaba ben Fikret.
Yazının başlığından da tahmin edebileceğiniz gibi ben bir kötürümüm. Bu son kelimeyi böyle pat diye söylemem, bazılarınızın bana acımalarına neden olabilir. Ama ben alıştım. Böyle bir şeye alışılır mı bilemiyorum ama yürümeye dair tüm umudunuz kaybolunca,... »Devamı
1 Oca 2010
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Tam da güzel havayı bulmuşken, biraz tadını çıkarayım, yürüyüp açılayım dedim, der demez telefonum çaldı. Bizim Profesör arıyor. Açsam mı açmasam mı diye düşünürken, “açsana lan zibidi!” diye bir ses duydum. Hem on metre arkamdan gelip hem de telefonla aramaz mı? Deli... »Devamı
26 Ara 2009
Posted in Öykü | Yorum Yok »
- “ İçecek bir şey alır mıydınız?”
- “ bir çay lütfen”
- “büyük, küçük?”
- “ büyük olsun”
- “ peki yanında başka bir şey alır mıydınız?”
- “ hayır teşekkürler”
Garson siparişi alıp yanından uzaklaşınca, bir bardak çay için üç cümle kurmasına... »Devamı
17 Ara 2009
Posted in Öykü | Yorum Yok »
Çıplak yatmaktan, başka hiçbir zaman, hiçbir şeyden alamadığı tuhaf bir zevk alıyordu. Sabahları uyandıktan sonra, öylece yatıyordu saatlerce. Ne düşündüğünün ya da ne hissettiğinin bir önemi yoktu ama zevk alıyordu işte. Sebepsizce çırılçıplak yatıyordu. Belki kendini... »Devamı
15 Ara 2009
Posted in Öykü | Yorum Yok »