Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.

En son balığı tuttuğunda, en son ağacı kestiğinde, en son zehirli suyu içtiğinde, paranın yenilip içilemeyeceğini anlayacaksın!

Yeryüzüne iyi muamele et! O babanızın malı değil, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.

Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur.

(Kızılderili Atasözü)

Kayıp Edebiyat

İddiamiz yok! Edebiyatçı veya yazar değiliz, hedeflemedikte. Cümlelerin kıçını dahi zor toparlıyoruz. Ama yaşadıklarımıza dair yazarken tatlı bir rahatlık ve büyü sarıyor bizleri. Belkide bu yüzden kendimizi anlatma yolu olarak sözcüklerle dans etmeyi seçtik. Okunursak seviniriz elbette fakat okunmasak da biz gene sürekli yazacağız, samimi, içten, basit ve birazda bayağı. ayağı

 

tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı
tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı
tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi
tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk
tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu
tanrı maymunu yarattığında uyuyordu
zürafayı yarattığında sarhoştu
uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı
ve intiharı yarattığında bunalımdaydı

senin yatakta uzanmış halini yarattığında
ne yaptığını biliyordu
sarhoştu ve kafası kıyaktı
ve sonra dağları ve denizi ve ateşi
aynı anda yarattı

bazı hataları oldu
ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında
tüm Kutsal Evren' in üzerine boşaldı.

Charles Bukowski

 

altan says:
jenifır aslında inceden biret pit e hastaymış ama biret abi ''ne yapcam lan o kamyon götlü karıyı'' deyince jenifır yakin arkadasi kamerun diyaza ağlıyarak koşmuş ve hemen anlatmış durumu
OmeR. says:

 

                                                                              

Üzerimde havayi, akapulko tarzında deniz, palmiye, sörf ve dalgalardan oluşma desenlerle bezenmiş bir gömlek var. Gazetelerin turizm sayfalarından fırlamış her şey dahil paketi gibiyim.

Msn'de Holivud dedikoduları

Pezevenk 

Yaş onbir

Taktiğim çok basittir. Yirmi yıldır hep orada çalışıyormuş gibi girerim içeriye. Böylelikle fazla ezilmezsin, ana kuzusu olmadığın anlaşılır. Saygı duyarlar. Aksi olurda acemi olduğunu anladıklarında herkesin oyuncağı olursun.
 

Fermuarcı

                          

                                                                                                                                                                                                                                                                                             

Her mutluluk gibi benim ki de kısa sürüyor. Hava kararmış. Sığıntı olarak ikamet ettiğimiz eve gitme vaktidir artık.
Esas film orada kopacaktır. Yirmi dokuzuncu hissim, yirmi sekizinci kadar olmasada kuvvetlidir. Ortalık zifiri karanlık.
 

                                                                                                                                                                                                

                                                                                                                          

Seyrediyorum kendimi

 

 

 

 

 

Kara büyü
Diğerleriyle bir arada olmamdan
Gücünü alıyor
İçimde kopan fırtına
Dilimde
Fısıltıya dönüşünce anladım
 

 

   

Tüm hakları saklıdır © 2006-2007 kayipedebiyat.com
Kayıp Edebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Sitede yer alan metinlerin kısa alıntı ve tanıtımlar dışında basılması ya da yayınlanması kesinlikle yasaktır.

 

Öyküler   Siirler  John Fante   Bukowski    Dostoyevski   Çehov  Anasayfa