|
Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar. En son balığı tuttuğunda, en son ağacı kestiğinde, en son zehirli suyu içtiğinde, paranın yenilip içilemeyeceğini anlayacaksın! Yeryüzüne iyi muamele et! O babanızın malı değil, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız. Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur. (Kızılderili Atasözü) |
|
İddiamiz yok! Edebiyatçı veya yazar değiliz, hedeflemedikte. Cümlelerin kıçını dahi zor toparlıyoruz. Ama yaşadıklarımıza dair yazarken tatlı bir rahatlık ve büyü sarıyor bizleri. Belkide bu yüzden kendimizi anlatma yolu olarak sözcüklerle dans etmeyi seçtik. Okunursak seviniriz elbette fakat okunmasak da biz gene sürekli yazacağız, samimi, içten, basit ve birazda bayağı. ayağı
![]() tanrı aşkı yarattığında çoğu
insana yaramadı |
altan says:
jenifır aslında inceden biret pit e hastaymış ama biret abi ''ne yapcam lan o
kamyon götlü karıyı'' deyince jenifır yakin arkadasi kamerun diyaza ağlıyarak
koşmuş ve hemen anlatmış durumu
OmeR. says:
Üzerimde havayi, akapulko tarzında deniz, palmiye, sörf ve dalgalardan oluşma desenlerle bezenmiş bir gömlek var. Gazetelerin turizm sayfalarından fırlamış her şey dahil paketi gibiyim.


Taktiğim çok basittir. Yirmi yıldır hep orada çalışıyormuş gibi girerim
içeriye. Böylelikle fazla ezilmezsin, ana kuzusu olmadığın anlaşılır. Saygı
duyarlar. Aksi olurda acemi olduğunu anladıklarında herkesin oyuncağı
olursun.

Her mutluluk gibi benim ki
de kısa sürüyor. Hava kararmış. Sığıntı olarak ikamet ettiğimiz eve gitme
vaktidir artık.
Esas film orada kopacaktır. Yirmi dokuzuncu hissim, yirmi sekizinci kadar
olmasada kuvvetlidir. Ortalık zifiri karanlık.